31 Ekim 2025 • 2 dk okuma
85 Yaşındaki Dedemden 5 Hayat Dersi
Bazı dersler kitaplardan değil yüzündeki çizgilerden okunur. Bu yazı 85 yıllık bir ömrün sessiz öğretmeninden öğrendiklerim üzerine.

Dedem 85 yaşına girdi. Onunla Anadolu’nun bağrında küçük bir köy evinde bir hafta geçirdim. Sizden 60 yıl daha fazla yaşamış birinden neler öğrenebileceğinizi tahmin bile edemezsiniz.
İşte o sohbetlerden ve birlikte geçirdiğimiz o bir haftadan çıkardığım 5 ders.
Ders #1: Kendini bu kadar ciddiye alma
Geldiğim sabah onu avluda, eski radyosunun antenini tamir ederken buldum. Gözlüğü başının tepesindeydi ama hâlâ onu arıyordu. “Dede, gözlüğün başında” dedim. Güldü. “Hee bu yaşta gözlüğü değil, bazen aklımı da kaybediyorum” dedi.
Sonra çayımızı koydu o klasik sakinliğiyle ekledi:
“Hayat, biraz da kendi haline gülmeyi öğrenmektir evlat.”
Gerçekten de öyle. Hayatın ağırlığını taşımak zorunda değiliz her zaman. Biraz hafiflik, bir ömürlük ilaçtır.

Ders #2: Yeni şeyler denemek için asla geç değil
Ertesi gün beni inekleri gütmeye götürdü. Ceketini giydi ahıra doğru yürüdü. Elinde eski bastonu yüzünde bir çocuk heyecanı vardı.
Be “Dede bu yaşta yorulmaz mısın?” dedim. “Yorulurum tabii” dedi “ama hala nefes alıyorsam ufka bakmadan ölmem.”
Yani elinden geldiği kadar denemeye devam et. Yaş almak keşfetme hakkını elinden almaz. Yeni bir şarkı öğrenmek yeni bir sokakta kaybolmak ya da bir girişim kurmayı denemek için hiçbir zaman geç değil.

Ders #3: Harita arazi değildir
Bir gün “köye giden kestirme yolu göstereyim” dedi. Haritada 15 dakika görünüyordu ama biz 1 saat tırmandık. Çamura battık, kayalardan atladık ama sonunda inanılmaz bir manzaraya vardık.
Ben söylenirken o gülümsedi:
“Hele bir bak yanlış yolun manzarası bazen doğrudan daha güzeldir.”
Ve anladım: Hayatta da çoğu zaman beklentilerimiz planla uyuşmaz. Ama işte macerayı değerli yapan da budur. Bozuk yollar, tıkanan kapılar, yönünü şaşırdığın anlar… hepsi seni biraz daha “sen” yapar.
Ders #4: İnsan yalnız yaşamak için yaratılmadı
Köyde herkes dedemi tanıyor. Her sabah bakkala uğradığında en az beş kişiyle selamlaşır. Birinin sırtına vurur, birine laf atar, birine dua eder. O an fark ettim: 85 yılın sırrı bu insan bağlantısı.
“Evde tek başına oturursan zaman geçmez” derdi. “İki kişi olunca muhabbet olur, üç kişi olunca hayat.”
Kendini izole ettiğinde hayat da senden yavaş yavaş çekilir. O yüzden dışarı çık, sohbet et, sor, dinle. Bağ kurmak ruhun egzersizidir.
Ders #5: Hayat oyunu kazanmak için değil, oynamak içindir
Kazanın ya da kaybedin oyunun tamamen İÇİNDE olmanın süreci, stratejisi ve iniş çıkışları yeterlidir. Ama çoğu insan asla oynamaz. Nefret ettikleri, rahat ve sıkılmış bir işte çalışırlar. Ve orada kalırlar. Oyuna katılın. Çünkü sonunda sahip olduğumuz tek şey budur. Hayat oyunu.
Okuduğunuz için teşekkürler.
Okuduğun için teşekkür ederim. Belki bir gün seninle de oturup dedem gibi çay içer, sohbet ederiz. ☕
Sıradaki Mektuplar

Hayattaki En Zor Şeylerin Çözümü Dolaylıdır.
Bazı şeyleri ne kadar doğrudan kovalarsan, ondan o kadar uzaklaşırsın.
Yazının TamamıLütfullah Doğan • 21 Ağustos 2026

Erteleme Alışkanlığının Gerçek Nedeni Tembellik Değil!
Zihin, yönünü göremediği yollarda durmayı seçer. Peki ya ertelediğiniz şey, aslında zihninizin hâlâ anlamlandıramadığı bir şeyse?
Yazının TamamıLütfullah Doğan • 6 Mayıs 2026

Multiplicative Systems: Hayatınızı Sıfıra Çeken Tek Hata
Hayat(Girişimcilik, liderlik, pazarlama, ilişkiler) her zaman toplamaz, bazen çarpar. Ve o çarpımda tek bir hata, her şeyi sıfırlamaya yeter.
Yazının TamamıLütfullah Doğan • 29 Mart 2026